Yüksek Lisans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yüksek Lisans etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Geçmişin Belirsizliği

20-01-2011

Geçmişin belirsizliği

Tarih kitapları olayları anlatır. Bir biçimde, olaylar arasında bağlantılar kurarlar. Bizi de bu bağlantıları görmeye zorlarlar. Tarihçiler, geçmişi geleceğe aktarırken, genellikle ya devlet arşivlerini, ya da gazetleri kullanırlar. Yorumlar ise bazı temel kavramlar üzerine döner. Günümüz tarihyazımında ise, ulusal kimlikler bir hayli fazla yer etmektedir. Ancak, yazılmış şeyler üzerine yorumlanan geçmiş, ne kadar tutarlı ve doğru bir geçmiştir? Özellikle konu ulusal kimlikler olunca, eylem aktörlerinin, yani insanların, ne gibi güdülerle hareket ettiğini kim söyleyebilir ki? Eylemlerin ve kavramların anlamlarının ne olduğu ise başka bir çetrefilli sorundur. Ben bu yazıda, ulus için Benedict Anderson’un söylediklerini ve karşı kutbunda yer alan, Anderson’un kozmopolit aydınlar dediği, postmodern düşünürlerin düşüncelerini ortaya koyup, anlamlı birkaç örnekle, her tarih anlatısının tahrip demek olduğunu iddia edeceğim. Temel düşüncem şudur ki, “öteki” ve “biz” zıtlığı üzerine kurulu tüm anlatılar, zaruri olarak, gerçeğe hasar verir ve metinlerarası tüm ilişkiler zıtlıklar üzerine kurulu olduğu için, taraflardan bağımsız olarak, hasar kaçınılmazdır. Geçmiş ise her zaman belirsizdir.

The Isolation of Literary Criticism

03-12-11


The Isolation of Literary Criticism


Anyone who is interested in literary criticism may be suspicious of the meaning of criticism. It is difficult not to think about the audience of the critics, whether they are read, or those critics are meaningful in the societal life. Nevertheless, does the whole knowledge that is in literary criticism, circulate in a specific community? Moreover, one may feel isolated from the practical life, and theories may lose their meaning outside of the community. Of course, the humor of talking with the babysitter or the employee in the university rooms, by such concepts that strongly stand on a deep literature - such as discourse, text, dialogizm, defamiliarization, alienation etc. - is something ineluctable. However, the stress - in a small conversation with your neighbor on why a football team’s slogan is successful in postmodern views - raises a concern of isolation from the daily life. It is relaxing to know that this is a core debate in literary criticism, and we are not alone in asking such questions. In fact not just in theories, but there are some activist practices which emerges by the 1960s. The debate starts with the problematizing of the issue, and the strategies to avoid the isolation, which reader find some examples of those practices; yet by the late twentieth century, the isolation was a reality.

Anlamı Bulmak

06-06-11

Anlamı Bulmak

Reklam ne anlama gelir? Türk Dil Kurumu’nun hazırladığı büyük türkçe sözlükte birincil anlam şöyle veriliyor: “Bir şeyi halka tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için denenen her türlü yol.” Daha ayrıntılı bir tanımı ise sözcüğün ikinci maddesinde buluyoruz: “Tüketicilerin zevk ve tercihlerini etkileyerek kendi malına yönelik istemi artırmak amacıyla firmanın yaptığı satış artırıcı etkinliklerden biri.” Her iki tanımda da karşımıza çıkan denklemde, ürün (şey), tanıtım ve satış artırma ile tüketici (halk) sabit parametreler olarak karşımıza çıkmaktalar. Yazının başında sorduğumuz soruya cevap vermek, reklamın sözlük anlamına bakmak kadar kolay değil. Çünkü günümüz reklamları, bu sabit parametrelerden genellikle sıyrılmış durumdalar ve bambaşka denklemler üzerinde kurgulanıyorlar. Kimi televizyon reklamları ürün hakkında hiçbir şey demiyorken, kimi ise göndergesi olmayan bir tüketici topluluğuna (halka) sesleniyor. Bazen beğeni arttırmak gibi bir niyeti bulmak bile zorlaşıyor. Parodi ve pastişlerle sarmalanmış reklamların görsellerle dolu dünyasında anlam aramak, bize “anlamın nerede” olduğuna dair ipuçları da veriyor.

The Archives as a Historical Source


The Archives as a Historical Source

Special Case on National Archives

 

by

Mehmet Emin Saydut

110611017

Submitted to Erdem Kabadayı

HIST 502